Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: "Kıyamet kopmaya başlarken, birinizin elinde bir fidan varsa, kıyamet kopmadan onu diksin." Diken sen olsan da, gölgesinde serinleyen, meyvesinden yiyen, altında dua eden bir başkası olacak — ve her biri senin amel defterine yazılacak.
Ardında gölge bırak. Diktiğin fidan sen bu dünyadan göçtükten sonra da yeşermeye, nefes olmaya, gölge olmaya devam eder. "İnsan öldüğünde ameli kesilir; üç şey hariç: sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat." İşte fidan, bu sadaka-i cariyenin toprağa kök salmış hâlidir.

Bir fidanla başlar, bir ormana dönüşür. Bugün toprakla buluşturacağınız her fidan; kuruyan bir araziyi yeşertir, bir kuşa yuva, bir yolcuya gölge, bir toprağa bereket olur. Onu bir yakınınızın ya da vefat eden sevdiklerinizin adına dikebilir; onların ardından akan bir hayır bırakabilirsiniz.
Nefesin bittiğinde bile sevabın soluk almaya devam etsin. Bir fidan dik, ardında iz bırak.




